• Abdurahman Çam

Multidisipliner Yaklaşım

"Her disiplin diğerleriyle bağlantı kurduğu sürece bütünlük sağlar"


Multidisipliner ve İnterdisipliner Yaklaşım Yeni Yazı (09-2019)

Finlandiya'nın yeni bir eğitim sistemi üzerine yoğunlaştığına dair bir haber okudum. Bu eğitim sistemi bizde hala yerleşmiş olan "şu nedir, bu tanım nedir, şu kimin eseridir" gibi soruların sorulmayacağı bir sisteme benziyor. Ayrıca matematik, coğrafya, fizik, edebiyat gibi derslerde "ayrı ayrı" olmayacakmış. Bu dersler diğer derslerle birlikte disiplinler arası bir şekilde işlenecekmiş. Ayrıca ekonomi gibi dersler de pratik olarak işlenecekmiş ve öğrenci istediği alanda ödevler hazırlayacakmış. Şimdi en beğendiğim kısımlar bunlar olduğu için bunlar üzerinden kısaca devam etmek istiyorum. Öncelikle disiplinler arası bir yaklaşımla dersleri işlemek tutarlı bir yaklaşımdır (öğrencilik hayatım boyunca hayalini kurduğum bir yaklaşımdır). Bizim mevcut sistemimizde bozuk bir iş bölümü ve sözde uzmanlaşma mevcut. Fen ve sosyal bilimler ayrılıyor, kendi içinde diğer disiplinler ayrılıyor fakat bu ayrılma sınırlar çizen bir ayrılma olduğu için kimse kendi alanı dışında bilgi edinmek istemiyor ve küçük dünyasında kendi kasabasında yaşıyor. Belki bir daha diğer disiplinlere uğramıyor bile çünkü o kasabaya ulaşacak yollar kapalı, bağlantılar kopuk, köprüler yok...

Oysa ayrılan bu alanların tamamı birbirleriyle ciddi bağlantıların ve ilişkilerin olduğu alanlardır. Örneğin felsefe, matematik, fizik, kimya, biyoloji ve sosyoloji gibi disiplinler çok yakından irtibatlıdır. Biz mimarlık yada şehir bölge planlamayı sosyolojiden nasıl ayırıyoruz ve birbirinden habersiz hale getiriyoruz? Biz teknolojiyle sosyolojiyi, iktisat ile sosyolojiyi, psikolojiyi nasıl ayırıyoruz? AR-GE ile mühendisliği bağlarken bunun sosyolojisini nereye koyuyoruz? Felsefi temelleri bilmeden neyin matematiğinden bahsediyoruz? Tüm bunların felsefesini nereye koyuyoruz. -Modern- psikiyatri "ruhsal hastalıkları" tedavi ederken nasıl diğer disiplinlerden ya da değerlerden bağımsız hareket ederek sadece maddi bir tedavi uyguluyor. Bir tıp doktoru bir hastaya başka teşhir koyuyor farklı alandan başka doktor farklı bir teşhis koyuyor. Bunun nedeni birbiri ile ilgili olup da uzmanlıkların birbirinden haberi olmaması değil de nedir? Biz bilim yaparken bile diğer disiplinlerle tüm yolları köprüleri kapatmış halde yapıyoruz. Böyle olunca da elbette eksik kalıyor yap bozun parçaları ve bütünü göremiyoruz.

Biz disiplinleri ayrı hale getirerek birbirinden habersiz hale getirdiğimizde sonuçtan uzak ve bağlamsız küçük küçük kasabalar (disiplinler) ortaya çıkacaktır. Bu o alanda derinleşmeyi sağlarken körleşmeyi de meydana getirecektir. Bundan bir kaç yüzyıl önceki ilim insanları örneğin Fatih'in hocası Akşemseddin kendini bir alanda mı geliştirmiştir? Tabi ki hayır, tıp, eczacılık, matematik ve tasavvuf gibi alanlarda disiplinler arası bir şekilde çalışmalar yapmıştır ve daha mikroskop bulunmamış olmasına rağmen "Maddet-ül Hayat" eserinde ilk kez mikrobun varlığından bahseden de Akşemseddin olmuştur (aynı zamanda "ruh hastalıklarıyla" da ilgilenmiştir). Bu disiplinler arası çalışmanın varacağı en güzel noktalardan biridir. Çünkü her disiplinin birbiriyle bağlantısı ve alışverişi vardır. Disiplinler arası çalışmak bir şehirden diğer bir şehire yol yapmak veya bir adanan diğer bir adaya köprü yapmak gibidir. Yeni keşifler ancak böyle yapılabilir. Biz yıllardır bu yolları ve köprüleri yıkmış ya da inşa etmemiş vaziyetteyiz. Bir bilgiyi diğer bilgiyle bağlamlandırmak ve bir disiplini diğer disiplinle köprülendirmek bilimsel anlamda daha tutarlı olacak ve yeni ilişkiler kurduracaktır. Tabi ki böyle bir derdimiz varsa... 

Ülkece inşaata ve betona yaptığımız yatırımları biraz da insana yapmayı ümit ediyorum ve disiplinler arası  bağlantılar kurmak için gerekli yol ve köprü inşaalarına başlamayı temenni ediyorum...

06-06-2016

0 görüntüleme