• Abdurahman Çam

Sosyolojik İnovasyon ve Sosyolojiyle İş Yapmak



Birçok üniversite mezunu okuduğu bölüm üzerine çalışmak ve iş yapmak ister. Bu oldukça haklı bir istektir çünkü yıllarca hem maddi hem de manevi olarak emek verilmiştir. Ancak ülkemizde neredeyse çoğu bölüm fazlaca mezun verdiği ve diğer koşullardan dolayı üniversite mezunları okuduğu bölüm dışında çalışmak durumunda kalmaktadır. Bu yazı için sosyoloji bölümü ele alınacak olup sosyoloji odak noktasında nasıl ve hangi işler yapılabileceği konu edilecektir. Bu yazıda iş sektörleri ve çalışma alanlarından çok sosyoloji iş alanlarında nasıl kullanılabilir bunlara değinilmeye çalışılacaktır.


Sosyoloji Nedir...?

Her şeyden önce sosyoloji nedir sorusuna cevap aramak iyi bir başlangıç olacaktır. Zira sosyolojinin neyi ifade ettiğini idrak etmeden sosyolojiyi anlatmak da anlamak da sosyoloji ile iş yapmak da oldukça zordur. Bu nedenle öncelikle bu sosyoloji kavramının içini net bir şekilde doldurmaya çalışarak muğlaklığı ortadan kaldırmak yerinde olacaktır. Aynı şekilde bu durum hayatımızda ki her kelime ve kavram için de geçerlidir. İçi bağlamına uygun olarak doldurulmayan tüm kavramlar muğlaklığa neden olmaktadır. Böylece zihinsel, imgesel ve simgesel olarak anlayamadığımız bir konuyu kavramak da üzerine düşünmek de mümkün olmayacaktır.

Bir örnekle de kelimelerin kullanımında ki öneme değinelim:

"Prof. Dr. Halil İnalcık:  ‘’ Bin kelimeyle iktifa edersek zihni melekelerimiz dumura uğrar.

Herkesin ağzında bir stres. İyi de stresten maksadın ne güzelim??? Dert mi, gam mı, kahır mı, keder mi, gussa mı, yeis mi, tasa mı, mihnet mi, elem mi, üzüntü mü, endişe mi, kasvet mi, nedamet mi, melal mi, enduh mu, hüzün mü, hüsran mı, hicran mı, ızdırap mı, inkisar mı, kabus mu, hafakan mı, teessüf mü, teessür mü, vehim mi, buhran mı, matem mi, gaile mi? Söyle hangisi?’’

Sosyoloji kavramına ve tanımına geldiğimizde bununla ilgili o kadar çok tanımlama vardır ki maalesef en yaygın olarak bilineni "toplum bilimi" ifadesidir. Yani bu ifade o kadar bulanık ki kim için ne ifade ediyor ve zihinde nasıl canlanıyor merak ediyorum. Ne demektir "toplum bilimi"? Zira bu "toplum bilimi" ifadesinin zihnimizde karşılığı net değildir. Toplum nedir, toplum bilimi nedir? sorusunu ortaya çıkarıyor bu ifade. Kısaca "toplum bilimi" net bir ifade olmadığı gibi eyleme geçirecek bir tarafı olmayan oldukça pasif bir ifadedir ve aynı zamanda bir yüklem ve eylem cümlesi bile değildir. Oysa ki sosyolojinin sosyal bilimler alanında en geniş kapsamlı hatta fen bilimlerine kadar dokunabilen bir yelpazesi vardır. Yani sınırlı bir alanı yoktur ve insanın dokunup anlam atfettiği her şey sosyolojinin konusuna girebilecek potansiyeldedir. Buna da "her şeyin sosyolojisi" denilebilir insanın dokunduğu ve anlam atfettiği her şeyin sosyolojisi. Sosyoloji multisipliner bir alandır ve birçok alanla da oldukça yakından irtibat kurmaktadır.

Olabildiğince kısa bir şekilde ifade etmek gerekirse "sosyoloji" sosyal bir varlık olan insanı ve insanlar arası etkileşimi kavramsal çerçevelerde belirli metot ve metodolojiye göre incelemeye/analiz/keşfetmeye etmeye fırsat tanır. Hayatı tanımaya ve bağlantılar kurmaya olanak tanır. Hatta bu etkileşimler sonrası ortaya çıkan her ne varsa tüm bunları da konusunda barındırabilir. Toplumsal olanın kodlarını ve anlam dünyasını çözerek haritalar oluşturabilir. Örneğin "sosyal medya" 10 sene öncesine kadar yokken ortaya çıkan etkileşimler, teknolojik gelişmeler ve değişimler sonrası sosyolojinin de popüler konularından olmuştur. Ya da dijitalleşme ve internet teknolojilerinin gelişmesi ile birlikte "yapay zeka" konusu da sosyolojinin konularından olmuştur. Bu bağlamda sanayi, endüstri, iletişim, reklamcılık, stratejik pazarlama gibi bir çok alanda sosyolojiden faydalanılmaktadır. Kısacası sosyolojinin konusu dünya da ki insan sayısı kadar farklı kombinasyonlarla sayısız şekilde var olabilir. Burada temel mantık ve pergelin sabit duran ayağı "insan ve sosyoloji" kısmıdır. Örneğin "yapay zeka" ve sosyoloji çalışması iktisat sosyoloji bağlamında ele alınabilir, toplumsal değişim bağlamında da ele alınabilir ya da dijitalleşme bağlamında da ele alınabilir ya da endüstri sosyolojisi bağlamında ele alınabilir hatta sınıf ve tabakalaşma bağlamında da ele alınabilir. Yani bir konuyu çok farklı bağlamlarda ele alma zenginliğine sahiptir sosyoloji. Çünkü kaynağı insan ve insan etkileşimidir. Durum böyle olunca sosyolojinin bu kadar geniş alanlara temas edebilmesi oldukça ilgi çekicidir. Fakat bu kadar geniş alana dokunması bir anlamda da dezavantaj olabiliyor. Zira birbirine bağlı olan tüm bu değişkenler ve konulardan da haberdar olmalı ve bilgi sahibi olmalıyız ki iyi bir sosyolog olup iyi işler yapalım. Kısacası sosyoloji sadece Marx'da, Weber'de, Simmel'de yani kağıt ve teori üzerinde kalıyorsa pek bir anlamı olmuyor. Gündelik hayatımızda bu teorilerle ve özellikle de kavramlarla görmeye başladığımızda durum değişiyor. Bunun için çağımıza uygun hemen her alanda konular arasında bağlantı kuracak kadar bilgili olmak zorundayız. Çünkü bu bilgi bize en azından bağlantı kurmak ve farkında olmak açısından gereklidir. Örneğin dijitalleşmenin genel mantığını ve temel düzeyde teknik kısmını bilmeden bununla ilgili sosyolojik mantığı da kuramayız. Bir sosyolog, tarih, edebiyat, sanat, coğrafya, teknoloji, mühendislik, mimarlık gibi tüm bu geniş alanlardan mutlaka haberdar olmalı ve bilgi sahibi olmalıdır ki gerektiğinde konular arası bağlantı kurup gerekli araştırma ve çalışmalar yapılabilsin. Bu durum disiplinler arası çalışmalar için ayrıca bir öneme sahiptir. Yani tüm alanların multidisipliner bağlantıları kurabilmesi gerekiyor. Bu başta sosyoloji için proje geliştirme ve danışmanlık yapabilme kapısını açan anahtarlardan biri olarak karşımıza çıkacaktır...


Sosyoloji ile Nasıl İş Yapılır?

Sosyoloji bölümünü yazmadan önce ya da bu bölümü okurken iş olanaklarına mutlaka hepimiz bakıyoruz. Edindiğimiz bilgilere göre çok geniş bir çalışma ve iş alanı var gibi görünüyor. Fakat sosyolojiyi sadece okulda öğrendiklerimizle bırakırsak maalesef bu iş olanakları tersine dönüyor. Çünkü ülkemizde sosyolojik birikimden faydalanan özel sektör firmaları çok çok az düzeydedir. Yani sosyoloji okumak mutlaka daha fazla gayret gerektiren "bol okumaklı" bir alan :) olarak karşımıza çıkıyor.

Sosyoloji bitirdikten sonra iş alanlarına hepimiz bir şekilde baktığımız için sıralayarak sektörler saymak istemiyorum zira çoğunlukla da bu sektörler istihdam sağlayamıyor. Burada önemli olan birçok bölümde olduğu gibi nasıl farklılaştığımızdır. Sosyoloji ve sosyolojik kavramlar ile neleri yapabildiğimizdir. Başta da yazılan gibi insanların anlam yükleyip dokunduğu ne varsa sosyolojinin konusu olması harika bir avantajdır. Sosyoloji okurken gördüğümüz dersleri sayarsak bunu daha iyi anlayabilir ve bağlantıları kurabiliriz. Örneğin, iktisat sosyolojisi, iletişim sosyolojisi, şehir sosyolojisi, endüstri sosyolojisi, ekonomi sosyolojisi, kent sosyolojisi, aydın sosyolojisi, modernite kuramları, dijital sosyoloji, kültür sosyolojisi, sosyal psikoloji, küreselleşme sosyolojisi, kalitatif ve kantitatif araştırma yöntemleri gibi daha birçok alt alanlar sayılabilir. Kısaca tüm bu alanlara bakılırsa aslında hangi işlerin yapılabileceğinin de ipuçları elde ediliyor. Burada önemli olan çağa uygun olarak dijitalleşmenin farkında olmamız gerekiyor. Yani bilgisayar kullanımından genel çalışma mantığına kadar temel bilgiler bizleri diğer konularla bağlantı kurmamız açısından öne çıkaracaktır. Bir diğer nokta ise sosyolojik kavramların ve teorilerin gündelik hayatta nereye temas ettiğini fark etmek olacaktır. Örneğin girişimciliğin sosyolojisi üzerine çalışırken; Prens Sebahattin "pasif toplumsal tabaka ve teşebbüs-i şahsi" ya da Bourdieu'nun "habitus" vs. gibi kavramlarından haberdar olmamız ve bu kavramların temas ettiği noktalar üzerinden analiz ederek çözüm başlıkları yazmamız gerekecektir. Bu bağlamda sosyolojinin bize yakın olan herhangi bir alanıyla ilgili projeler üretebilme kabiliyetimiz de gelişmiş olacaktır.

Ülkemizde birçok sosyolojik problem vardır bunları sosyolojik perspektifle analiz etmek genellikle yeterli görülmemektedir. Çünkü gündelik hayatta, piyasada ya da iş yapacağımız alanlarda bu analizler gerekli görülmemektedir. Özellikle KOBİ'lerin bu sosyolojik analizlere çok ihtiyacı olsa da genelde bunlar için bütçe ayırmak istemezeler ya da bunun katkılarının farkında değillerdir. Bir şirkete "sosyolojik danışmanlık" ya da "saha araştırma çalışması" yapacak olsanız  firmaların bu analizleri ya da saha çalışmalarını anlamlandırmakta zorlandıklarını görebilirsiniz. Daha düzenli bir ifadeyle bu çalışmaları ticari faaliyetlerine nasıl entegre edeceğini bilemeyebilirler.  Zorlanmasalar bile bu analizler firmalar için anlamsız da olabilir. İşte bu noktada "sosyolojik inovasyon" yaparak çözüme yönelik kavramsal şemalar ve çözüm projeleri önererek danışmanlık vermek yerinde olacaktır.


Sosyolojik İnovasyon Nedir?

İnovasyon nedir konusunu açarak bu başlığa başlamak yerinde olacaktır. Genellikle teknolojik gelişmeler için bu kavramı duyuyor olsak da aslında yeni fikirler geliştirmek, çözülmemiş olan sorunları çözmek, daha önce var olan ürün ve hizmeti ileri taşımak inovasyon olarak görülebilir. Fakat inovasyon denilebilmesi için bunların ticari olarak bir değeri ve karşılığı olması gerekmektedir. Yani yapılacak olan "sosyoloji odaklı" işin ticari olarak değerinin ve karşılığının olması gerekmektedir. Bu noktada sosyolojik perspektif ve sosyolojik çalışmalar kullanılarak bir anlamda sektöre inovatif bir yaklaşım gerçekleştirebiliriz. Büyük küçük bir çok firma için araştırmalar ve bu araştırmanın analizleri önemlidir. Fakat bu analizlerin klasik bir yöntemle yapılması (gerekli sektörel ve kavramsal bağlar kurulmadan, gerekli haritalandırmalar yapılmadan sunulması) çoğu zaman çözümden uzaktır. Sosyolojik inovasyon da burada devreye girmektedir. Araştırma ya da analizlerin klasik yöntemlerin dışına çıkılarak sosyolojik bir biçimde ele alınırken kavramsal haritalar ve bunların nelere yola açıp nelerde kullanılacağına dair stratejik hedefler belirlenmesi oldukça önemlidir. Bu bakımdan müşteri segmentlerinin detaylı haritaları, topluluk yönetimi ve crm gibi alanlar, reklam çalışmalarına simgesel ve görme biçimleri açısından yaklaşım (Berger, Görme Biçimleri), sanayi için ise endüstriyel çalışmalar ve iktisat sosyolojisi bağlamında çalışarak daha birçok alanda detaylı sosyolojik analizler belirlenerek strateji geliştirme noktasında katkılar sağlanabilmektedir.

Tüm bu konuların sosyolojik bağlamı ilerleyen dönemlerde ayrı ayrı bu sitede, youtube kanalımda, Spotify'da, iTunes'da ve Spreaker'da  podcast olarak yer alacaktır.


Sonuç

Sosyoloji ile iş yapmak başlı başına bir uzmanlık gerektirmektedir. Bu uzmanlığa ulaşmanın da en temel yollarından biri bu teori (bol bol disiplinler arası okumalar) ve pratiği (teorilerin gündelik hayatta ki karşılıklarını görmeye ve uygulamaya çalışma) birleştiren denemeler yapmaktan geçmektedir. Bu denemeleri projeler yaparak önererek uygulamaya başlayabiliriz.

Devletimizin sosyal politika üretebilme ya da uygulama konusunda yetersiliği olduğunu çoğumuz görebiliyoruz. Bu konuyla ilgili projeler önermek, projelerde çalışabilmek en azından proje süreçlerini öğrenerek ilerlemek öğrenci iken yapılacak en güzel işlerden biri olacaktır.

KOBİ'ler büyüme ve kurumsallaşma konusunda oldukça istekli olmaktadırlar. Bu bağlamda firmalara ekonomiye de katkı sağlayacak büyüme stratejilerine yönelik araştırma destekleri ve projeler üzerinden çözüm önerileri ve stratejiler geliştirilmesine katkı sağlanabilir. Bir kaç firma araştırarak yaptığınız genel bir analizi bu firma ile paylaşıp iş birliği ve birlikte çalışmaya da ikna edebilmek durumu vardır.

Sosyolojik perspektifle yapılacak tüm işler ve projeler katma değerli stratejilere dönüşme potansiyelini değerlendirmek yerinde olacaktır. Fakat parça ve bütün ilişkisini kurabilmek için parçaları da bütünü de iyi tanımak gerekmektedir...





96 görüntüleme